scorecardresearch

Osmanlı`nın Savaştığı Vampir Kont Dracula Namı Diğer Kazıklı Voyvoda

11 izlenme
KategoriBelgesel
Eklenme Tarihi 1 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
Pancar Tarlası Sunar. Videolarımızın devamı için kanalımıza Abone olmayı unutmayınız. :) KONT DRAÇULA - KAZIKLI VOYVODA İrlanda asıllı yazar Bram Stoker tarafından 1897 yılında yazılıp bütün dünyada defalarca baskı yapan ünlü Dracula romanı,bugüne kadar yüzün üstünde filmi de yapılmış ve her dönemde insanların büyük ilgisini çekmiştir. Bram Stoker ,romanını yazarken ilham kaynağı, Romanya’nın Kuzeyindeki Transilvanya bölgesinde yaşamış bir prens olan Vlad Dracul ve hakkında 1463 tarihinde yazılmış bir hikaye idi. Hikayede geçen ‘’Vlad Dracul’dan ve onun yemeklerinde kurbanlarının kanlarını çorba gibi ekmeğini banıp yemesinden çok etkilenen Bram Stoker kült haline gelen romanı ‘Dracula’ yı yazdı. Romanındaki ölümsüz kont da, kanla beslenen ve ancak kalbine kazik çakilarak yok edilebilen bir vampir karakteriydi. Romana göre,Transilvanya bölgesinde yaşayan Vlad Drakula, Kara Büyü okulunda öğrendiği büyüler sayesinde ölümsüz olmuş ve yaşarken işlediği korkunç zalimliklerinden ötürü bir Vampire dönüşmüştü.Bram Stroker’in roman kahramanı vampir Kont Dracula gerçekte,bizim tarihimizde de önemli bir yeri olan Kazıklı Voyvoda’dan başkası değildi… Kazıklı Voyvoda nam-ı diğer III. Vlad Dracula, şüphesiz tarihteki gelmiş geçmiş en zalim hükümdarlar listesinde ilk sıralarda yer alır. Onun hayatı incelendiğinde romandaki vampir Kont Draçula karakterinden çok daha vahşi, sadist, acımasız bir katil olduğu görülecektir.Acımasızlığı ve uyguladığı işkence yöntemleri nedeniyle; Osmanlılar tarafından Kazıklı Voyvoda, Macarlar tarafından çellat anlamında Tepeş , kendi milleti Romenler tarafından ise şeytan anlamında Draçul olarak adlandırılmaktaydı. 1431 yılında Romanya’da doğan lll.Vlad’ın babası o dönemde Wallachia (Eflak) tahtında oturan II. Vlad’tı. ll.Vlad Dracul cengâverliği ve acımasızlığıyla ünlenmişti. Soyadı olarak kullandığı lâkâbı “Dracul”un Romencede “şeytan” anlamına gelmesi de ona yönelik kitlesel korkunun somut bir ifadesiydi. Romenlerin “Wallachia” olarak andıkları bu topraklar Sultan 2’nci Murat’ın amansız akınlarının ardından Eflak ve Boğdan adlarıyla Osmanlı’nın egemenliği altına girince, baba Vlad da ister istemez Osmanlıya bağlılığını iletmek ve vergi vermeyi kabul etmek zorunda kalmıştı.Ayrıça en küçük oğulları 11 yaşındaki Vlad ve 7 yaşındaki Radul da gelecekte Eflak ve Boğdan Voyvodası olmaları planlandığı için, baba Vlad’ın da rızasıyla yetiştirilmek üzere Edirne sarayına getirildi. Sultan II. Murat bu iki çocuğa dönemin en iyi öğretmenlerini ve en iyi olanaklarını sundu. geleceğin“İstanbul Fatihi” olacak olan oğlu şehzade Mehmet’le birlikte yetiştirildiler. Üç çocuk seneler boyunca çeşitli eğitimlerden birlikte geçtiler. Bunun yanında kılıç kullanmayı, ata binmeyi ve devlet yönetiminin türlü inceliklerini birlikte öğrendiler.